high-scope-diyagramm

High Scope Yaklaşımında Etkin Öğrenme ve Öğrenme Ortamı

Etkin Öğrenme

Etkin öğrenme, yaparak öğrenmedir. Etkin öğrenmede çocuklar sadece seyredip dinlemekle yetinmez, sürece etkin olarak bir şeyler yaparak katılır, bağımsız olarak hareket ederler ve keşiflerde bulunurlar, boyaları karıştırırlar, şişe kapaklarının tekerlek gibi kullanılabileceğini öğrenirler. Etkin öğrenme çocuklara ezmek, sürtmek, yerlerde sürünmek gibi dolaysız deneyimler kazandırır ve tırmanma, dönme gibi etkin araştırma olanakları sunmaktadır.

Etkin öğrenme beş noktadan oluşmaktadır:

  • Her çocuk için malzemeler
  • Çocuğun bu malzemelerle çalışması
  • Çocuğun malzemelerle yapacağı şeyi seçmesi
  • Çocuğun seçtiği ve kullandığı dil
  • Yetişkinlerin ve yaşıtlarının desteği

Etkin öğrenmenin beş uygulama unsuru vardır:

  • Seçim: Ne yapacağına çocuk karar verir. Öğrenme çocuğun kişisel ilgilerini ve amaçlarını izleme girişimleri sonucu ortaya çıktığı için, etkinlik ve materyalleri seçmede kararların çoğunu çocukların vermesine, çocukların problem çözme çabalarına, öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iletişim kurmalarına ve yaratıcı olmalarına izin verilmelidir.
  • Malzeme: Çocuğun çeşitli biçimlerde kullanabileceği, arasından seçim yapabileceği bol miktarda ve çeşitte, yaşına uygun malzeme vardır. Çeşitli biçimlerde kullanılabilecek çok amaçlı malzemelerin, belli bir amaca dönük olarak tasarlanmış malzemelerden daha öğretici olduğu düşüncesi hakimdir. Öğrenme, çocuğun materyallerle doğrudan ilişkiye girmesiyle olmaktadır.
  • Kullanma: Çocuk nesneleri özgürce kullanabilir. Okulöncesi dönem çocukları elleriyle çalışırken çok şey öğrenebilirler. Malzemelerin özelliklerini(ağır, yapışkan) keşfederler, yararlı beceriler(kesme, katlama) edinirler ve temel kavram ve ilişkileri (aynı/farklı, yukarıda/aşağıda) keşfederler. Çocuklara araştırma ve deneme özgürlüğü verilmedikçe bunları keşfedemezler.
  • Dil: Çocuk yapmakta olduğu şeyi anlatır. Çocuklara yapacakları etkinlikle ilgili seçim yapma fırsatı verildiğinde çocuklar etkinlikleri hakkında hem öğretmenleri hem
    de arkadaşlarıyla iletişim kurarlar ve faaliyetleriyle yakından ilgilenirler. Çocuk dil aracılığıyla hareketleri hakkında düşünür, yeni deneyimleri mevcut bilgi dağarcığına ekler . Öğretmen açık uçlu sorularla çocukları düşünerek cevap vermeye ve kendi sözcüklerini seçmeye teşvik eder.
  • Destek: Yetişkinler ve akranları çocuğun problem çözme ve yaratıcılık çabalarını görüp teşvik ederler. Öğretmenin çocuğun yaptığı işi sözel olarak ifade etmesi, çocuğun yapmakta olduğu işle ilgili olarak konuşmasına yol açar. Ayrıca çocuklar birbirlerine yardım etmeleri için teşvik edilirler

Öğrenme Çevresinin Düzenlenmesi

Öğrenme çevresinin düzeni çocukların yaptığı hemen hemen her şeyi etkiler. Sınıf düzeni, sınıftan sorumlu yetişkinlerin eğitimle ilgili düşüncelerini yansıtır. High/Scope sınıfının düzenlemesi, çocukların tercihlerini belirleyip ona göre davranabileceği uyarıcı ama düzenli bir çevrede daha iyi öğrendikleri inancını yansıtır. Sınıf iyi tanımlanmış çalışma köşelerine bölünmüştür, el altında pek çok malzeme vardır ve her köşedeki malzemeler belirli bir mantık içinde yerleştirilmiştir. Bu nedenle çocuklar bağımsız olarak hareket edebilirler ve mekana oldukça hakimdirler. Sınıf düzeni beş adımda oluşturulabilir:

  • Yer Bulmak: Sınıf, etkin çocuklara ve çeşitli araçlarla malzemelere yetecek kadar geniş olmalıdır. Sınıfta çocukların görebileceği ve erişebileceği bir dolap sistemi olmalıdır. Çocukların kendi davranışları yoluyla öğrenebilecekleri, yaratabilecekleri, arkadaşlarıyla çalışabilecekleri ve çalışmalarını sergileyebilecekleri bir mekana ihtiyaçları vardır. Evler, jimnastik salonları, sınıflar, bodrum katları, römorklar gibi birçok mekan High/Scope sınıfı haline getirilebilir.
  • Sınıfın Bölünmesi: Eğitim yılına dört ya da beş temel köşe hazırlayarak başlanması önerilmektedir. Çocukların ilgi, istek ve ihtiyaçlarını öğrendikçe köşe ve köşelerdeki materyal sayısı arttırılır. Köşeler sadece malzemelerin depolandığı bölgeler olarak düşünülmemeli, çocuklara malzemeleri kullanabilecekleri kadar yer ayrılmalıdır. Alçak raflar kullanılarak sınırlar oluşturulabilir. Köşeler oluşturulurken çocukları sınıfın içinde dolaşmaya teşvik edecek hiçbir malzemenin bulunmadığı “boş” alanlardan kaçınılmalıdır.
  • Malzemeleri Seçme, Kaldırma, Etiketleme: Bütün köşeler için çeşitli biçimlerde kullanılabilecek çok amaçlı malzemeler seçilmelidir. Bu yaratıcılığı teşvik eder ve çocukların dikkat süresini arttırır. Eğitim yılının başında malzeme çeşitlerini sınırlı tutmak, çocukların seçim yapma ve temizlik konularında güçlük yaşamalarını önler.

Eğitim yılı içinde malzemelere yenileri eklenir. Malzemeler kullanıldıkları yerde, benzer malzemeler bir arada depolanmalıdır. Malzemeler çocukların kolayca görebilecekleri şekilde yerleştirilmelidir. Küçük nesneler saydam plastik kutulara, kitaplar kapağı görünecek biçimde raflara yerleştirilebilir. Kutular, raflar, çekmeceler etiketlenmelidir. Böylece çocuklar kullanılan malzemeleri kolayca yerine kaldırabilirler. Nesnenin kendisi, malzemenin katalog resmi, çizimler, fotoğraflar ya da şekiller gibi çeşitli etiketler kullanılabilir.

  • Çocukların Sınıfı Öğrenmesi: Okulun başladığı ilk birkaç ayda ilgi köşeleri ve malzemelerle ilgili öğrenime öncelik verilmelidir. Bu amaçla çocukların, köşelerin oluşturulması, depolama ve etiketleme süreçlerine mümkün olduğunca katılmaları sağlanmalıdır. Bu çocuklara “sınıfın sahibi olma” duygusu verir. Çocuklarla konuşurken köşelerin isimlerini kullanmak için fırsatlar yaratılabilir, bir malzemenin hangi köşeye ait olduğu sorulabilir ya da her gün bir köşede küçük grup faaliyeti planlanabilir.
  • Çocukların Çalışmalarının Sergilenmesi: Sınıfta çocukların göz seviyesinde birkaç sergi köşesi oluşturulmalıdır. Bu köşelerde çocukların anlayabileceği ya da yaratılmasında katkılarının bulunduğu nesneler sergilenmelidir. Çocukların taklit etmesi için önceden kesilmiş ya da belirlenmiş modeller sergilenmemelidir.

Fiziksel ortam çocukların davranışları üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Bu nedenle High/Scope programında, çocuklara karar vermek ve seçimler yapmak için sürekli fırsatlar sağlanır. Çocuklar gün boyunca etkinlikler ve materyaller hakkında seçimler yapmak için cesaretlendirilirler. Çocuklar seçimlerini ve planlarını sürdürürken araştırırlar, soru sorarlar ve sorulara yanıt bulurlar, problem çözerler ve sınıf arkadaşları ve yetişkinlerle etkileşimde bulunurlar. Bu tür bir çevrede çocuklar doğal olarak gelişimsel becerileri ve yetenekleri geliştiren aktivitelerle meşgul olarak temel deneyimleri kazanırlar.

High/Scope, okulöncesi dönem için tanınmış çocuk gelişiminde 58 temel deneyime ve bu temel deneyimleri ilerletme için geniş bir pratik stratejiler alanına sahiptir. Bu temel deneyimler 10 kategoride gruplandırılırlar: Yaratıcı temsil, dil ve okur-yazarlık, inisiyatif kullanma ve sosyal ilişkiler, hareket, müzik, sınıflandırma, sıralama, sayma, yer ve zaman.

Çocukların ilgilerini desteklemek için özel ilgi alanlarına oyun alanları kurulur. Bu alanlar, su ve kum oyunlarını, inşa etmeyi, hayali oyunları, rol oynamayı, resim çizmeyi ve boyamayı, okuma ve yazmayı, saymayı, sınıflamayı, tırmanmayı, sallanmayı ve dans etmeyi içerirler. Bu alanlar, çocukların oyuna yönelik amaç ve düşüncelerini gerçekleştirmek için seçebildikleri ve kullanabildikleri bol miktarda materyallere sahiptir. Bu materyaller çocukların her gün yaratıcı ve amaçlı şekilde temel deneyimlerle meşgul olmaları için pek çok fırsatlar sağlarlar.

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir